25 Haziran 2010 Cuma

Red Dead Redemption (PS3)


Grand Theft Auto oyun dünyasındaki efsanelerden biridir. Rockstar’ın geliştirdiği bu Sandbox serisi her yeni oyunda çıtayı daha da yükseklere çıkarıyor, ancak şu aralar moda olan GTA değil bir diğer Sandbox oyunu Read Dead Redemption. GTA’dan bahsetmemin nedeni ise bu oyunun da Rockstar tarafından geliştirilmiş olması. Red Dead Redemption bizleri GTA’daki gökdelenlerle dolu, renkli şehir ortamından Vahşi Batı’nın çorak topraklarına ve acımasız doğasına götürüyor. Geriye kalan özellikler ise şayet daha önce GTA oynadıysanız, size pek yabancı gelmeyecektir.























Vahşi Batı'ya Doğru Yürürken...


ed Dead Redemption’da eski bir haydut olan John Marston’ın hikâyesine ortak oluyoruz. Oyunun hemen başında Marston ihanete uğruyor ve silahla vurularak ölüme terk ediliyor. Ne var ki oradan geçen kasaba halkından birileri Marston’ı bulup onu iyileştiriyorlar ve Marston intikam arayışına başlıyor.


Klasik GTA oyunlarından izlenilen görev sistemi Red Dead Redemption’da da bozulmadan uygulanmış. İlk görevler oyuna adapte olabilmeniz için, size oyunun işleyişini öğretmek adına hazırlanmış at sürmek, tavşan avlamak gibi basit işlerden mevcut. Bu tür birkaç kolay görevden sonraysa gerçek Vahşi Batı görevleri başlıyor. Görevleriniz birilerini kurtarmak, bir yerlerden bir şeyler çalmak, mekân basmak gibi aslında GTA’da da karşılaştığımız klasik görevler. Görevlere genelde birkaç kişiyle beraber gidiyorsunuz ve bu dostlarınız görev anında size oldukça yardımcı oluyor. Yalnız başınıza çıktığınız görevlerdeyse tüm yükü tek başınıza sırtlanıyor ve karşınıza gelen sayısız kovboya silahınızın tadını tattırıyorsunuz.

Oyun birçok yönden GTA’yı andırıyor, hatta kısaca onun Vahşi Batı versiyonu diyebiliriz. Yine farklı farklı kişilerden görev alıyor, tamamladığımız görevler sonucunda para kazanıyoruz, ayrıca senaryo görevleri dışında ek görevlerle de servetimizi arttırma olanağımız mevcut. Bu kazandığınız paralarla kendinize silah, mermi, sağlık gibi çeşitli envanterler alabiliyorsunuz, ayrıca poker gibi Vahşi Batı’da oldukça popüler oyunları Red Dead Redemption’da da oynamanız mümkün.


Ekranın sol alt köşesinde gideceğimiz yerleri bulmakta oldukça işinize yarayan mini harita bulunuyor. Şayet suç işlerseniz bu haritada kırmızı bir daire oluşuyor ve bu dairenin dışına çıkmadan etrafta rahatça dolaşamıyorsunuz. GTA’da aranma seviyenizi ekranın üst köşesinde yer alan yıldızlar gösterirdi, Red Dead Redemption’da ise başınıza ödül konuyor ve suç işlemeniz devam ettikçe de bu ödül artıyor. Başınıza konan bu ödülden kurtulmanın en kolay yolu ise kanun adamlarına ödülünüzü ödemek. Bu olanak özellikle kontrolünüzü kaybedip de Marston’ın kelle ödülünü üst seviyelere çıkarırsanız aklanmakta oldukça işinize yarıyor.

Vahşi Batı'da En Zor Olanı Hayatta Kalmaktır...


Oyun oynanış mekanizması bakımından da GTA’yı oldukça andırıyor. Siper alma sistemi ve siper arkasından ateş edebilme olanakları çatışma anlarında oldukça işinize yarıyor, fakat sistemde bazı aksamalar mevcut. Örneğin siper arkasındayken nişan aldığınızda bazen hedef alma göstergesi ekranda belirmiyor ve bu yüzde ateş edemiyorsunuz. Ancak bulunduğunuz açıyı değiştirdiğinizde bu sorunu aşmış oluyorsunuz. Marston bazen sizin istediğiniz yere değil de, başka bir yere siper alıyor. Ancak bunlar ufak sorunlar ve oyun anında sizi pek rahatsız etmiyor.


Read Dead Redemption GTA örnek alınarak hazırlansa da, Rockstar oyunu GTA’da bulunmayan eklentilerle de desteklemeyi ihmal etmemiş. Oyun Vahşi Batı’da geçiyor ve bilindik Vahşi Batı öğeleri de oyuna aktarılmış durumda. Örneğin oyunda araba sürmek yerine, ata biniyoruz ya da at arabası kullanıyoruz. Ayrıca doğada başı boş atları ehlileştirme olanağımız da var, ancak bunun için öncelikle atı kontrol edebilmeniz gerekiyor ve bu kontrol aşamasında da atın üzerinde dengenizi sağlamaya çalıştığınız bir mini oyun oynuyorsunuz.

Oyunda otomatik nişan alma ve hız sabitleme sistemleri de mevcut. Nişan alma tuşuna bastığınızda Marston otomatik olarak silahı çevredeki birine doğrultuyor. Bu sistem özellikle haydutlardan kaçtığınız görevlerde işinize yarıyor. Hareket halindeki bir at arabasındayken nişan almak bir hayli zor ancak otomatik nişan alma sistemi sayesinde bu işi iki tuşla hallediyorsunuz. Hız sabitleme sistemi ise grup halinde gittiğiniz görevlerde hızınızı diğerlerine göre sabitleme imkânını size tanıyor.


Çatışma anında işinize yarayan bir diğer özellik ise Dead Eye sistemi. Bu sistem diğer başka birçok oyunda da kullanılmıştı. Doğru tuşa basıyorsunuz, zaman yavaşlıyor ve size verilen süre içerisinde düşmanlarınızı işaretliyorsunuz. Ardından Marston onların işini göz açıp kapayıncaya kadar bitiriyor.


Red Dead Redemption’daki yan görevler pek fazla çeşitlilik göstermiyor. Birilerini kurtarma, kasaba halkına işlerinde yardım etmek gibi Marston için sıradan işler ancak en güzeli bir duvarda asılı olan Wanted posterini alarak suçluyu yakalamak. Bu anlarda üzerinde at sürdüğünüz bu arazilerin gerçekten Vahşi Batı olduğunu hissediyorsunuz.







Yapımcılar oyuna Fame ve Honor değerlerini de eklemişler. Yaptığınız görevlerden sonra Fame’iniz, olumlu hareketlerden sonraysa Honor seviyeniz artıyor. Örneğin sizden yardım isteyen birini geri çevirmeyip ona yardım ederseniz ya da düşmanlarınızı öldürmek yerine onların canını bağışlarsanız Honor barınızın dolduğunu göreceksinizdir. Defalarca belirttiğim gibi burası Vahşi Batı ve her an bir aksilik karşınıza çıkıyor. Örneğin aslanlar tarafından kovalanan bir kasabalıya yardım etmelisiniz ama dikkat edin de aslanlara yem olmayın. Ancak fazla yardım sever olmak da başınıza iş açabilir. Issız bir arazide sizden yardım isteyen birine durup baktığınızda, birkaç haydut tarafından bir anda saldırıya uğradığınız da olabiliyor.




Genel Yorum

Hiç yorum yok: